Terapiye başvurmak, çoğu zaman yalnızca çok zor dönemlerle ilişkilendirilir.

Oysa psikolojik danışmanlık, yalnızca kriz anlarında değil; kişinin kendini daha iyi tanımak ve yaşamını daha sağlıklı bir şekilde sürdürmek istediği her dönemde destekleyici olabilir.

 

“Başka insanların sorunları daha büyük” düşüncesi, pek çok kişinin destek arayışını ertelemesine neden olur. Ancak duygusal zorlanmaların kıyaslanması, kişinin kendi ihtiyaçlarını görmezden gelmesine yol açabilir.

 

Terapi, yaşananların “yeterince büyük” olup olmadığına karar verilen bir yer değil; kişinin kendini ifade edebildiği güvenli bir alandır.

 

Psikolojik danışmanlık süreci; kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını anlamlandırmasına yardımcı olur. Bu süreçte amaç, sorunları küçültmek ya da büyütmek değil; onları olduğu haliyle ele almaktır.

 

Terapiye başlamak için her zaman “daha kötü” hissetmek gerekmez. Bazen sadece durup kendinizi dinlemek yeterlidir.